9 Şubat 2009 Pazartesi

Ankara Macerası

Geçtiğimiz hafta 4 günlüğüne Ankaraya dedemleri ziyarete gittik. Asıl gidiş amacımızdan biri ise dayımın sömestr tatili nedeniyle evde olması ve kuzenlerimle birlikte vakit geçirebilecek olmamızdı. En son ben 1 aylıkken 2008 yılbaşında beni İstanbulda ziyarete gelmişlerdi, o zamanlar ben harbi baya küçüktüm. Hatta şöyle bir anekdotumuz var: Mete beye sorduk, "Kerem şık'mıdır, yakışıklı'mıdır" diye...kendisi güzel/yakışıklı bulduklarına yakışıklı diyor, eh nispeten daha normal bulduklarına da şık diyor sağolsun. Mete Kereme baktı baktı vee..."hiçbiri değil, o kel bikere" diyerek iki kategoriye de uygun bulmadı Keremi...hüngürtt..
Biz de yedik, içtik, büyüdük, saçları uzattık ve rövanşını almaya Ankara'ya gittik...Hemen sorduk sorumuzu Mete beye..ve oleyyyyyy sonunda şık'lığa terfi edebilmiştik:) Bu olayın şerefine kutlamalara başladık...Üç gün doya doya kuzenlerle vakit geçirdik. Önce Antep lokantasında güzeeeell bir yemek yedik Yemeklerin verdiği enerjiyle kendimizi top havuzunun içinde bulduk...üçümüzün aynı anda baktığı bir an yakalamakta oldukça zorlandı annem.. Sonra evde samimiyeti bayaa ilerlettik..eeee ne de olsa kan çekermiş... Hatta bir ara Mete ile Kerem Çağlayı öpme yarışına girdiler..böyle güzel bir genç bayanın bu kadar popüler olması doğal tabii :))...
Kimin kazandığnı tam olarak söylemek mümkün değil, gerçekten iyi yarıştıklarını görüyoruz, yine de diyebiliriz ki Kerem Mete abisinin çapkınlık seviyesine ulaşabilirse ne ala :) Heyyy parmaklarımın tadına bakarmısın...çokkkk tatlılarrrrrrr
Şimdi de burunlarımızı tokuşturalım...(nasıl bir oyunsa artık:)

Biraz da Mete'nin burnuyla oynayalım!!!

Sonunda kaynaştık ve oyuncaklarımızı paylaşır hale geldik...ilk zamanlardaki Keremin Mete'nin kafasını şişirmesi!, boyalarını dağıtması ve Çağlanın oyuncaklarını karıştırması artık geride kalmıştı...yaşasındı!!!

Güzel günler çabuk geçer...cidden ne çabuk geçti ama tadı hala damağımızda...bu da güzel bir hatıra..

Sonunda ayrılmak istememeleri, Çağla ve Mete'nin Kerem gitmese olmaz mı demeleri hala kulaklarımızda çınlamakta:)

Yeniden tekrarlamak dileğiyle ;)

1 yorum:

Onur Ataoğlu dedi ki...

Canım kardeşim ve "şık" yeğenim, ne güzel yazmışsınız... Fotoğraflara baktım ve hislendim... Gene gelin, arayı açmayın